Kayıt Paraları Geri Ödensin" kampanyamızın eylemi için cumartesi günü saat 16.30'da Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü önünde buluşuyoruz! Herkese çağrımızdır.
--------------------------------------------------------------------------------------
Kayıt paraları geri ödensin yazılamasına polis kurşunu!
15 kasım pazar günü sabah 05.00 sularında kayıt paralarını geri isteyen liseliler mücadelerini büyütmek için bu şiarı Şişli duvarlarına yazdılar.
15 kasım pazar günü sabah 05.00 sularında kayıt paralarını geri isteyen liseliler mücadelerini büyütmek için bu şiarı Şişli duvarlarına yazdılar.
Şişli Endüstri Meslek Lisesi civarlarındayken ihbar üzerine Dev-Lis'lilerin bulunduğu yere gelen polis ekipleri yaptıkları dur ihtarına uyulmasını beklemeden havaya ateş açmaya başlamışlardır. 4 liseli olay yerinden uzaklaşırken 1 liseli arkadaşımızda polis tarafından gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan liseli saat 06.00'dan 19.00'a kadar Şişli karakolu çocuk şube müdürlüğünde tutulmuş, ailesinin karakola gelmesiyle serbest bırakılmıştır.
İstanbul'un ve Türkiye'nin dört bir yanında devam eden hak alma mücadelemiz kayıt paraları geri ödeninceye kadar devam edecektir. Bu mücadeleyi ne gözaltılar ne de polis kurşunları durduracaktır.
Yaşasın Devrimci Liseliler
Kayıt Paraları Geri Ödensin !

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
MASAL BİTTİ...25 Kasim'da Dev-Lis Boykotta
Kapitalist sistemin tarihinin en derin krizini yaşadığı günlerdeyiz. Böylesi bir dönemde krizin faturası zenginlere değil yoksullara, işçilere, emekçilere ödetilmektedir.
"Kriz bizi teğet geçecek" açıklamasını yapan Başbakanın, bu iddiasının işten çıkarmalarla, artan işsizlik oranlarıyla, ekonomideki negatif büyümeyle, yoksulluğun günden güne derinleşmesiyle nasıl yalanlandığı apaçık ortadadır.
Bugün ülkemizde 7 milyonu aşkın işsiz olduğunu gösteriyor rakamlar. 2008 Ağustosu‘ndan bugüne kadar işten atılanların sayısı 1 milyona yaklaşmış durumda. İşini koruyabilenlerin de kölelik koşullarında, 10 saati aşan mesailerle çalıştırıldığı, güvenceden yoksun bırakıldığı, her geçen gün yoksullaştırıldığı bir ortamdayız.
"Ölümün gösterilip sıtmanın kabul ettirildiği" bir rıza mekanizmasının işletildiği bir düzen sürüp gitmekte. AKP düzeni "alttakine din iman üstekine han hamam" düzenidir.
AKP‘nin uyguladığı neoliberal politikaların sonucunda ortaya koyduğu özelleştirme/piyasalaştırm
a projeleri halkın varoluşunu tehdit eder boyutlara ulaştı. Özellikle eğitim ve sağlık alanındaki dönüşüm programlarının yıkıcı etkileri gün geçtikçe daha fazla hissedilmeye başlandı.
1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren Genel Sağlık(sızlık) Sigortası uygulamalarının üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçti. 1 Ekim 2009 tarihinden itibaren muayene ücretleri devlet hastanelerinde 8 TL, özel hastanelerde 15 TL olmuştur. Önceleri tamamen ücretsiz olan sağlık ocaklarında ise 2 TL ücret alınmaya başlanmıştır. Genel Sağlık(sızlık) Sigortası ile birlikte bütün yurttaşların sigortalı olacağı ve her türlü sağlık hizmetinden yararlanacağı iddiası, milyonlarca insanımızın sağlık güvencesinden hala mahrum olmasıyla çürümüştür.
İşsizlik sigorta fonunun işten çıkarılan ve işsiz kalan işçiler için kullanılması gerekirken AKP, bu fona el koymakta, bu fondaki birikimi sermayenin yaralarına merhem olarak kullanmaktadır.
Sosyal yıkım politikalarının, otomatiğe bağlanan zamlarla yoksullaştırmanın, işsizlik ve sefalet koşullarının yarattığı bu ortamda kitlelerin kendiliğinden bir karşı koyuşunun olmadığını, çürüme ve tarikatlaşma ile kuşatılan toplumda şiddetin, cinnetin, intiharların arttığını görmekteyiz.
Topluma yoksulluğun bir kader olarak benimsetildiği, itaat kültürünün aşılanması için her tür ideolojik aracın devreye sokulduğu bir ortamda tüm bu yaşananlara örgütlü bir şekilde karşı koymak ve bir dur demek gerekiyor.
Artık yeter diyoruz!
Bıçak kemiğe dayandı. İşçi sınıfının ve emekçi halkın ödeyeceği yeni bir faturaya tahammülü kalmamıştır. Bu nedenle İMF ve işbirlikçilerini ülkemizde istemiyoruz. IMF, çok uluslu şirketler ve ülkemizdeki işbirlikçileri krizin faturasını daha ağır bir biçimde işçilere ve emekçilere ödettirmek istiyor. AKP, sözüm ona "IMF ile anlaşma yapmadık" diyerek, IMF‘nin dediklerini harfiyen yapmaktadır. Eğitim ve sağlık sistemi, IMF dayatmaları doğrultusunda ticarileştirilerek tamamen çökertilmektedir.
Bizler;
* İşten çıkarmaların durdurulması,
* Çalışma saatleri kısaltılarak fazla çalışma uygulamasının yasaklanması,
* Kamu istihdamının artırılması,
* Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik hizmetlerinin parasız olarak kamu tarafından sunulması,
* Otomatiğe bağlanan zamların geri alınması,
* Zenginleri kurtarma paketleri yerine emekçilerden ve yoksul halktan yana uygulamaların olması,
* SSGSS yasasının iptal edilmesi için
AKP‘nin piyasacı ve gerici uygulamalarına karşı 21 Kasım Cumartesi günü "Krize, Açlığa, Yoksullaştırmaya, İşsizliğe ve Zamlara Hayır" mitingini düzenliyoruz.
|